Bir Sayfa Seçin

İnsanlık Tarihi Kadar Eski, Köklü Ve Asil Bir Çiçek: Gül

Güller ve Asillik

Kokusu, güzelliği, hikayeleri ile her toplumda ve her çağda vazgeçilmez olan kadife yapraklı bir çiçek…Gül! Kadınların güzellik ve zarafeti gülle betimlenir, genç kızların al yanakları gülle özdeşleştirilirdi. Hastalara şifa, yemeklere lezzet, tene aroma oldu. En güzel bahçeler rengarenk güllerle donatılarak estetik kazandırılırken, hanenin zenginliği betimlenirdi.

Mezopotamya ve Mısır’da oldukça değer gören gül, güzelliği ile nam salmış Cleopatra’nın en çok kullandığı güzellik ürünüydü. Doğu tıbbında şifa amacıyla kullanılan gül, Eski Hindistan’da, özel dini ritüeller için kullanılırdı. Antik Yunan, Anadolu ve Orta Doğu’da ise gülsuyu mutfaklarda özel bir yere sahipti. Halen daha pek çok egzotik yiyeceğin ve özellikle tatlıların lezzetini arttırmak için kullanılır.

Tarihte ilk gül bayramı Fenikeliler tarafından düzenlemiş ve Romalılar tarafından devralınarak gelenekleştirilmiş; Mısır, Mezopotamya, Hint ve Çin gibi köklü medeniyetler gül yağı ile şifa ve güzellik ararken, şiirlerde ve hikayelerde kullanılmıştır. Eski Yunan tapınakları güller ve gül yapraklarıyla dekore edilmiş. Gül, Hristiyanlık ve İslamiyet’te de önemli bir sembol olmuştur.

Güç ve Güzellik Bir Arada Ancak Gülle Anılır

Gül hanedan armalarında sıklıkla rastlanan bir sembol olmanın dışında, siyasette de yer alan bir sembol olmuştur. Güzelliğin yanı sıra asalet ve ihtişamı da simgeleyen bu zarif çiçeğin, güzellikler sunan bir gücü temsil ettiği söylenebilir.

Aşkları ve güzelliği kadar, zekası ile de konuşulan, yaşadığı dönemde Mısır’a hükmetmiş, Roma’yı dize getirmiş tarihe damgasını yaldızlı harflerle yazdırmış bu muhteşem kadını simgeleyecek başka bir çiçek düşünülemezdi. Cildini yumuşatmak ve kokusunu tenine hapsetmek için banyo suyuna karıştırdığı gülsuyu ve gül yağını, onun güzelliğine kavuşmak isteyen tüm kadınlara bugün bile uygulatır. Kadifemsi gül yaprakları gelişmiş Mısır uygarlığında tıp biliminde ve şifacılıkta yaygın olarak kullanılırdı.

Gül’e Dair…

Büyüleyici güzellikteki bu çiçek; sanattan siyasete, aşktan tasavvufa, yaşamdan ölüme pek çok farklı anlamlarla, pek çok farklı amaçlarla kullanılmıştır. Simgelediği onca şey içinde ise en çok kadına yaraşır. Her dilde, (gül – rose -roza) bir kadına isim olmuştur.

Eşsiz güzelliği, her renginde taşıdığı farklı anlamları, tüm narinliğine karşın dikenleri gövdesi ile bir kadından daha iyi simgeleyeceği bir şey olmaz. Kadın, aşktır! Tutku, güzellik, zarafet, narinlik ve çoğulun içerisindeki güzelliktir.

Koskoca bir gül bahçesinde hiç biri bir diğerinden aşağı kalmaz ve güllerin güzelliğine kapılan koca bahçeden bir tek gül seçip ayrılamaz. Her biri kendine has, her biri hassas… Tıpkı kadın gibi… Goncası ayrı güzel, taçlanmışı ayrı… Yedivereni, sarmaşığı, katmerlisi veya demet demet açanı her biri ayrı güzel. Hırpalamaya gelmez, hassas davranmazsan kanatır, kendini de korumayı bilir.

İşte kadınlarda bu bahçedeki güller gibidir. Güzellikte hepsi birbirine denk, hepsi başka başka güzeldir. Birinin güzelliği ötekine benzemediği gibi dünyaya kattıkları güzellik de mısralarla anlatmaya yetmez.